Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Karamürsel İlçe Danışma Toplantısı, ilçe başkanı Suat Ülkü ve yönetiminin ev sahipliğinde gerçekleştirildi. CHP Parti Meclisi üyesi Kocaeli Milletvekili Tahsin Tarhan, CHP Kocaeli İl Başkanı Harun Özgür Yıldızlı, CHP il yönetimi, CHP İl Kadın Kolları Başkanı Songül Kaya, belediye meclisi üyeleri, geçmiş dönem ilçe başkanları Bilgutay Bağdat, Zeki Dalay, Aydın Yetkincan, Fedai Uğurlu ve partinin önde gelen birçok ismi katıldı.
DEMOKRASİ İLE TAÇLANDIRACAĞIZ
Toplantının açılış konuşmalarını gerçekleştiren Karamürsel İlçe Başkanı Suat Ülkü, göreve seçildikleri günden bu yana sürdükleri faaliyetler hakkında bilgilendirmede bulundu. Önceliklerinin yapılacak olan Cumhurbaşkanlığı ve genel seçimlerinde gerekli başarıyı sağlamak olduğunu ifade eden Ülkü, “2009 ve 2014 seçimlerinde partimizin oylarını arttırdık, il genel meclisi ve belediye meclisi için temsilci çıkardık. 2019 seçimlerinde ise 6 olan meclis üyesi sayımızı 8’e arttırdık. Bu süreçte bize katkı sağlayan herkese teşekkür ediyorum. Partimizin başarı çizgisi sürekli olarak artmakta. Artık bir hedefimiz var. Ulu önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün emaneti Cumhuriyeti’mizi ikinci yüzyılında demokrasi ile taçlandıracağız.
KİMSE KONUŞSUN İSTEMİYORLAR
Ülkü’nün ardından partililere hitap eden CHP Kocaeli İl Başkanı Harun Özgür Yıldızlı, ülkemizdeki anti demokratik uygulamalarda değindi. Yıldızlı konuşamasında şu ifadelere yer verdi; “Ülkemizi binbir zorluğu teslim ettiler. Hak hukuk adalet arayan, sorununu dile getiren herkesin fişlenerek gözaltına alındığı bir dönemdeyiz. Kendilerinden olmayan, yanlışlıklarını dile getiren kimseye söz hakkı vermiyorlar. Eleştirenleri, ses çıkaranları da terörist olmakla suçluyorlar. 15 Temmuz Darbe Girişimi’nde Birleşik Arap Emirlikleri FETÖ’nün finansörü diyorlardı şimdi sarayın misafiri. TRT ekranlarına PKK elebaşı Öcalan’ın kardeşini çıkarttılar. Ama sorsan terörist, tarlasını süremediğini öyleyen çiftçi, siftah yapamayıp barkod değiştiren esnaf, geçinemiyorum diyen asgari ücretli ve emekli, barınamayan öğrenci ve tüm bu sorunları halkın iradesini yansıtan meclise taşıyan Cumhuriyet Halk Partisi.
BELEDİYE BAŞKANLARI EVLERE ŞENLİK
Ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik buhran gün geçtikçe şiddetini arttırıyor. 3600 ek gösterge mağdurları,çiftçi, işçi barınamayan öğrenciler bu iktidarın hiç umrunda değil. Sarayın manipüle merkezi haline gelen TÜİK araştırma yapmış, enflasyonu belirlemiş o rakama göre asgari ücreti belirleyeceklermiş. Genel başkanımız bu açıklanan rakamları ve kendi yaptığımız araştırmaların sonuçlarını görüşmek üzere gittiği kamu kurumu olan TÜİK’e alınmadı. Kendi söz verdikleri, 3600 Ek Gösterge ile ilgili sokağa çıktığımız zamana memurları kışkırtıyor dediler. İşçiyle, esnafla, çiftçiyle, öğrenciyle dalga geçiyorlar. Algıyı da yönetmeye çalıştıkları gibi evlere şenlik belediye başkanları da var.
İLK SEÇİMDE İKTİDARIZ
6 ay önce Dilovası’nda bizi görünce 45 dakika salona gelemeyen belediye başkanına kendi meclis üyeleri bile güvenmeyerek harcama yetkisini elinden aldı. En sonda Dilovası’ndaki vatandaşlara Gay dedi. Oradan gelin Körfez’e her türlü dümen var. Renkli asfalt döküceğiz diye halkı kandırıp milyonlarca lira fatura kestiler ortada iş yok. Şimdi de sahte iş bitirme evrağıyla iş yaptıkları ortaya çıktı. Kandıra Belediyesi bol keseden gri pasaport dağıtıyor. Bunların gitme vakti. Bizlerin yaptırdıkları bir kenara, kendi yaptıkları anketlerde bile bizler birinci parti çıkıyoruz. İlk seçimde iktidarız. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. Çünkü halkın sorunlarını konuşuyoruz, halkın gündemini konuşuyoruz.
SU TUTMAYAN GÖLET’TEN, KIZDERBENT’İ RANTA PEŞKEŞ ÇEKMEKTEN UTANMIYORLAR
Karamürsel göreve başladığımdan bu yana en fazla geldiğim bölgelerden biri. Su tutmayan Tepeköy Göleti’ni ranta peşkeş çekilmek istenen güzelim Kızderbent’i tüm bu sorunları Türkiye’nin gündemine taşıdık. Ama bunlarda utanma yok. Neredeyse 3-4 defa çıktık Tepeköy’e. Kaç defa açılış yaptılar, gölet yaptık dediler anlata anlata bitiremediler. Gölet su tutuyor. Su tutmayan gölet çiftçinin arazilerini harap etti su baskınlarıyla. Defalarca dile getirdik. Hala yapılan bir iş yok. Şubat ayında dipsavak ihalesi yaptılar ama ortada hala çalışma yok. Atıl duruyor. Kızderbent’te 4-5 kilometre ötede taş ocağı olmasına rağmen o güzelim bölgeyi ranta peşkeş çekmek istiyorlar. Bölge halkı bizi defalarca çağırdı, seslerini duyurduk ama yandaşa, ranta çalışanlar hala geri adım atmıyor.
SPORCULARA BİLE SAHİP ÇIKMIYORLAR
Bir zamanlar Karamürsel güreşçi yetiştirme merkeziydi. Bunu bile bitirdiler. Sporcularına dahi sahip çıkmıyorlar. Kırkpınar’dan önce güreşçilerimizi antremanlarında ziyaret edelim dedik, bir baktık güreşçilerin antreman sahası kapatılmış, duş alacak yer yok, kendi imkanlarıyla çim üzerinde çalışıyorlar. Kendi öz evlatlarına, sporcularına dahi sahip çıkamayanlardan ne bekliyoruz ki? Söz verip yapmadıkları terminal binasını da unutmadık. Onlara zaten nasip olmayacak terminali de biz yapacağız hiç kuşkunuz olmasın. 2019 seçimlerinde az bir farkla kaybettiğimiz Karamürsel’de önümüzdeki seçimlerde Cumhuriyet Halk Partisi’nin bayrağını dikeceğiz.”
CHP’NİN POLİTİKALARINI HER YERDE ANLATACAĞIZ
Yıldızlı’nın ardından toplantıda konuşan Parti Meclisi üyesi Kocaeli Milletvekili Tahsin Tarhan işe şu açıklamalarda bulundu: “Biliyorsunuz şu anda TBMM’de bütçe görüşmeleri var. Halkın değil sarayın bütçesini önümüze getirdiler. Hayal kurmayın, bütçe de Karamürsel’le Kocaeli ile ilgili, esnafla, işçiyle, tarımla, çiftçiyle ilgili hiçbir şey yok. Bütçede rant var, faiz var, yap işlet devret modeliyle yapılan harcamalar var. 5’li çeteye hizmet ve sarayın masrafları var. Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında bunların hepsi bitecek. Nasıl bitereceğimizin yolu yönetimi belli, genel başkanımız, bizler bunu her yerde anlatıyoruz. Hep birlikte halka çözümü anlatacağız. Cumhuriyet Halk Partisi’nin tüm politikalarını sokağa taşıyacağız. Memurlara gelecek 3600 ek göstergeyi, emekliye maaşının en düşüğünün bile asgari ücretten aşağıda olmayacağını, işçiye asgari ücretin açlık sınırının altında olmayacağını, esnaf bakanlığını kuracağımızı, elektrik doğalgaz faturalarından KDV’yi ÖTV’yi kaldıracağımızı anlatacağız.“
Biz sadece kamu-özel iş birliğiyle hastaneler yapmadık; genel bütçeden yapımı tamamlanmış ve inşaatı devam eden toplam 15 hastanemiz var” diyen Bakan Koca şöyle konuştu:“Aydın, Denizli, Şanlıurfa şehir hastanelerimiz genel bütçeden yapılıyor. Diyarbakır, Sakarya, Antalya şehir hastanelerimiz de genel bütçeden yapılıyor. Genel bütçeden yapılan Samsun, Ordu, Trabzon şehir hastanelerinin de inşaatları genel bütçeden devam ediyor. İstanbul Sancaktepe, Mardin ve Rize şehir hastaneleri de genel bütçeden yapılacak. Esas olan sağlık hizmetinin verilmesidir. Bize emanet edilen kaynağı en doğru şekilde kullanmaktan, en kaliteli sağlık hizmetini en uygun koşullarda sunmaktan başka gayretimiz olamaz.”“Hastamızı dermansız bırakmayız ama milletimizin emaneti olan kaynağı da küresel fırsatçılara peşkeş çekmeyiz”Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu ile Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı hakkında bilgi veren Bakan Koca, “Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumumuz, ülkemizde ilaç ve tıbbi cihazın regülasyonundan sorumlu uluslararası tanınırlığı olan bir otoritedir. Bu kurumumuzun faaliyetleriyle bugün Türkiye'de kullanılan her 100 kutu ilacın 88'i ülkemizde üretilmektedir. Bu kurumumuz sayesinde her yıl ilaç ihracatımız katlanarak artmaktadır. ‘Türkiye'de ilaç bulunamıyor' haberlerinin somut gerçekle ilgisi yoktur. Somut gerçek ‘Türkiye'ye pahalı ilaç satmaya çalışıyoruz ama satamıyoruz' feryadıdır. Hastamızı dermansız bırakmayız ama milletimizin emaneti olan kaynağı da küresel fırsatçılara peşkeş çekmeyiz” dedi.“Dünyada Covid-19 aşısını üretebilmiş 6 ülkeden biriyiz”Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı Türkiye'de sağlık teknolojilerinin geliştirilmesi için destekler sunan, aynı zamanda kendisi de araştırmalar yürüten kurum olduğunu hatırlatan Bakan Koca, “Ülkemizde 25 yıl aradan sonra yeniden aşı üretildi. Yaklaşık 50 yıldan uzun bir süredir ilk defa hücre çalışmalarından başlayarak antijen dahil, yerli olarak geliştirilen bir aşımız oldu. Yerli inaktif Covid-19 aşımız Turkovac'ın her safhası ülkemizde geliştirildi. Cumhuriyetimizin, 1927'den başlayarak bir aşı atılımı vardır. Yerli aşı Turkovac kesintiye uğramış başarının sahne almasıdır. Dünyada Covid-19 aşısını üretebilmiş 6 ülkeden biriyiz. Bu başarı, vekalet ettiğiniz bu milletindir” ifadelerini kullandı.“Ülkemizde aşı geliştirecek biyoteknolojik ürün geliştirecek modern bir merkeze ihtiyaç var, bu konudaki hazırlığımızı tamamladık”Koca, Türkiye yaklaşık 50 yıl sonra, yüzde yüz kendi imkanlarıyla aşı geliştirdiğini belirterek, “Yalnızca Covid-19 aşısı değil, teknoloji transferiyle ülkemize getirilmek üzere suçiçeği, hepatit A ve kuduz aşısı için de çağrıya çıkarak ülkemize yatırım yapılması için imkan sağladık. Bu üç aşıyla aşı yerlileştirme çalışmalarımız devam edecek. Ayrıca, ülkemizde aşı geliştirecek biyoteknolojik ürün geliştirecek ve üretecek modern bir merkeze kesinlikle ihtiyaç var. Bu konudaki hazırlığımızı tamamladık. Dün itibarıyla bu tesisin ihale süreci başladı. Çok yakında tüm detaylarını paylaşacağız” şeklinde konuştu.“En hızlı şekilde en doğru kararı vermeye çalıştık”En hızlı şekilde en doğru kararı vermeye çalıştık”Covid-19 salgını ile karşı karşıya kaldıklarını kaydeden Bakan Koca, “Bilim kurgu filmlerinde robotların dünyayı işgal edeceğinin anlatıldığı çağda, yüzyıllar gerisinden bir dertle, küresel salgınla karşı karşıya kaldık. Birinci günün doğruları ikinci günün yanlışları oldu. Korktuklarımız etkisiz, öneminin farkında olmadıklarımız çok önemli oldu. Bilgiye ulaşmanın bu kadar kolay olduğu bir çağda bile tecrübe geliştirebilmek için zamana ihtiyaç duyduk. İki yıllık sürece baktığımız zaman göreceğimiz şudur: Salgın, bireysel hayat ile toplumsal hayatın arasına bir uçurum koydu, ikisini birbirinin zıttı hâline getirdi; toplumlar bunu sürdüremez. Hayat, bir tür halk sağlığı yasaklar manzumesiyle devam edemez. Bizim tavrımız şu olmuştur: Bireysel hayat ile toplumsal hayat birlikte savunulmuştur. Yanlış bilginin hızla yayılması tehlikesiyle yüzleştik. Bu süreçte, en doğrusunun vatandaşlarımızı birinci elden ve üzücü de olsa gerçek bilgiyle buluşturmayı, bilime esas kararlar vermeyi temel aldık. En hızlı şekilde en doğru kararı vermeye çalıştık. Fiziksel ve dijital sağlık altyapısını en iyi şekilde kullandık. Saatlerle yarıştığımız bir ölüm kalım mücadelesi verdik; kelimenin en basit ve en yalın haliyle ölmek ile yaşamak arasındaki mücadele” diye konuştu.








