Kocaeli milletvekili Sami Çakır; “Kurulduğundan bugüne her kademede görev yapan bütün arkadaşlarımı saygıyla selamlıyorum. Kartepe ilçemizin 5. Olağan kongremizi gerçekleştiriyoruz. Kurucu başkanımız Güntekin beye bir teşekkür borcumuz var. Yönetimde emeği geçen bütün arkadaşlarımıza teşekkür borcumuz var. Dün vatanımız olması için bugün vatanımız kalması için mücadele eden, şehit olanlara rahmet diliyorum. Siyaset elbette bir yönetim sanatıdır. Bu son zamanlarda yaşadığımız olaylarla ilgili görev almadığımız sürece şunu düşünürdük. Bu ikili konuşmalarda ne yaşanıyor diye baya düşünürdük.
“KIRMIZI BİR ÇİZGİMİZ VAR BUNUNLA OYNUYORSUNUZ”
Fikri beyin savunma bakanı olduğu zamanlarda Amerika savunma bakanıyla ikili konuşmasında ben de vardım. O günlerde binlerce tır silahın sınırımıza yığıldığı günler. Tabii biz karşılıklı oturuyoruz. Herkes bir şeyler söylüyor. Konuşma esnasında Fikri beyin şöyle bir ifadesi oldu. ‘Yaşadıklarımızın bilinmesi yarınlara bir hazırlıktır kırmızı bir çizgimiz var bununla oynuyorsunuz’. Amerika savunma bakanı kafasını salladı. Bizim kırmızı çizgilerimizle oynandı. Şimdi benzer şeyler yaşıyoruz. Aslında yaşadığımız şey Necip Fazıl’ın dediği ‘medeniyet dediğin kahpe hakikat yüzsüz’ Eğer biz ümran bebeğin bakışlarını içerimizde hissetmiyorsak neden yaşıyoruz? 22 milyon nüfusu olan bir ülkeden bahsediyoruz. 4 milyonu bizde. 150 bin insanın geçiş hayali doğrultusunda delinen botları görüyoruz. Bu görüntüler 100 sene önce yaşananlardan farklı değil. O yüzden biz olmamız gereken yerdeyiz.
“BUGÜN İDLİB BİZİM VATANIMIZ OLUYORSA ORADA OLMAK ZORUNDAYIZ”
Reis şehitleri tepesi boş kalmayacak derken Şuheda fışkıracak yaprağı sıksan şuheda da denilen bu vatana sahip çıkmak için söylenmiş bir sözdür. ‘Hattı müdafaa yoktur sathı müdafaa vardır’ dediğimiz zaman o sathı neresiyle biz orayı savunuyoruz. Bugün İdlib bizim vatanımız oluyorsa orada olmak zorundayız. Bir medeniyet mücadelesinin devam ettiğinin günümüze yansıyan bir versiyonudur. Kimsenin bakış açısı değişmedi. Onun için birlikte beraber olmamız gerek. Ben bu kongreleri bir röntgen bir check-up olarak değerlendiririm. Eğer iyi değerlendirirsek bu check-upları bizim için iyi olacaktır.” dedikten sonra Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın şiirini okudu.
“KIRMIZI BİR ÇİZGİMİZ VAR BUNUNLA OYNUYORSUNUZ”
Fikri beyin savunma bakanı olduğu zamanlarda Amerika savunma bakanıyla ikili konuşmasında ben de vardım. O günlerde binlerce tır silahın sınırımıza yığıldığı günler. Tabii biz karşılıklı oturuyoruz. Herkes bir şeyler söylüyor. Konuşma esnasında Fikri beyin şöyle bir ifadesi oldu. ‘Yaşadıklarımızın bilinmesi yarınlara bir hazırlıktır kırmızı bir çizgimiz var bununla oynuyorsunuz’. Amerika savunma bakanı kafasını salladı. Bizim kırmızı çizgilerimizle oynandı. Şimdi benzer şeyler yaşıyoruz. Aslında yaşadığımız şey Necip Fazıl’ın dediği ‘medeniyet dediğin kahpe hakikat yüzsüz’ Eğer biz ümran bebeğin bakışlarını içerimizde hissetmiyorsak neden yaşıyoruz? 22 milyon nüfusu olan bir ülkeden bahsediyoruz. 4 milyonu bizde. 150 bin insanın geçiş hayali doğrultusunda delinen botları görüyoruz. Bu görüntüler 100 sene önce yaşananlardan farklı değil. O yüzden biz olmamız gereken yerdeyiz.
“BUGÜN İDLİB BİZİM VATANIMIZ OLUYORSA ORADA OLMAK ZORUNDAYIZ”
Reis şehitleri tepesi boş kalmayacak derken Şuheda fışkıracak yaprağı sıksan şuheda da denilen bu vatana sahip çıkmak için söylenmiş bir sözdür. ‘Hattı müdafaa yoktur sathı müdafaa vardır’ dediğimiz zaman o sathı neresiyle biz orayı savunuyoruz. Bugün İdlib bizim vatanımız oluyorsa orada olmak zorundayız. Bir medeniyet mücadelesinin devam ettiğinin günümüze yansıyan bir versiyonudur. Kimsenin bakış açısı değişmedi. Onun için birlikte beraber olmamız gerek. Ben bu kongreleri bir röntgen bir check-up olarak değerlendiririm. Eğer iyi değerlendirirsek bu check-upları bizim için iyi olacaktır.” dedikten sonra Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın şiirini okudu.









