Saadet Partisi İl Başkanı Zafer Mutlu, parti binasında bir basın açıklaması düzenledi. İzmit Durhasan Köyü’nde kurulamak istenen makineciler kooperatifi ile ilgili yapılan referanduma karşı çıkan Mutlu, “Bu işi referanduma götürmek bu şehrin yöneticilerine kesinlikle yakışmamıştır” dedi.
ÇÖZÜM AMAÇLI SİYASET
“Bizim muhalefet anlayışımız arkadaşlar siyaset üretmek üzerinedir, hizmete katkı sağlamak, kentimize katma değer sağlamak üzerinedir” diyen mutlu, “Eleştiri olsun iktidar zarar görsün diye siyaset anlayışına sahip değiliz. Çözüm amaçlı siyaseti kendimize şiyar edindik. Bir kesimi savunurken diğer kesimi mağdur edecek anlayışta olmayı kabullenemeyiz” diye konuştu.
“BÜYÜKŞEHİR YÖNETİMİ TEŞVİK ETTİ”
İzmit Durhasan Köyü’nde kurulamak istenen makineciler kooperatifi ile ilgili konuşan Mutlu, “Son dönemde Durhasan köyünde makineciler kooperatifi konusu ile ilgileniyoruz. 2010 yılında başlayan bu süreç KOBİ niteliğinde ki sanayicilerin İzmit şartlarının yeterli olmaması sebebiyle şehrin yönetimi yetkililerinden kendilerine yeni bir yer sağlanması için talepte bulunuyor. O dönemim belediye başkanı uygun yer arayışını için yetkililere talimat veriyor. Sanayici iş adamlarına yeri bulunca kolaylık sağlanacağını ifade ediyor. Bunun sonucunda Durhasan köyünde karar kılınıyor. Büyükşehir yönetimi teşviki ile vatandaşımızla görüşerek arazi satın alınmaları başlanıyor. Son aşamaya gelinmiş durumda olan projede çoğu yeri vatandaşımız aracı kişiler ile satıyorlar. Akabinde 2017 yılında buranın 1/5000’lik oranlamaları yapılıyor. Geçtiğimiz günlerde CHP’nin gündeme taşımasıyla son aşamaya taşınmış mesele referanduma götürülüyor. CHP’li belediye başkanı ve Meclis Üyeleri’nin konuyu gündemi taşımasıyla böyle bir durum ortaya çıkıyor” dedi
“BÖYLE BİR PLANLAMA OLAMAZ”
Yapılan referandumu doğru olmadığını savunan Mutlu açıkalamsıan şöyle deva metti; “Meseleye nasıl bakmamız gerekiyor. 94 üyesi olan bir kooperatif şehrin yöneticilerine biz buraya sığmıyoruz bize bir yer gösterin biz bu şehre katma değer sağlayalım, ek istihdam sağlayalım bize sahip çıkın diyor burada haklı olduklarını görüyoruz bir yet tespit ediliyor bunlara kolaylık sağlanıyor bu işi referanduma götürmek bu şehrin yöneticilerine kesinlikle yakışmamıştır. Böyle bir planlama olamaz son aşamada bunun yapılmaması gerekiyor diye düşünüyoruz. Planlanan proje bacasız sanayi dediğimiz çevreye zarar vermeyecek bir üretim şeklidir, bu şekli ile projenin tamamen karşısında olup iş üretmemek popülist siyaset yapmaktır.
“HALKI YANILTMANIN KİMSEYE FAYDASI YOKTUR“
AK Partililere söyleyeceğimiz bir işe başladığınızda, sonuna geldiğinde tutarsızlık göstermeyin. Son aşamaya geldiğinde referanduma gidip bu insanları halk ile karşı karşıya getirmek mantıklı değildir. CHP’lilere şunu söylüyorum burası 1.sınıf tarım arazisi diyorlar ama burası böyle değildir. Burası planlama da diğer tarım 2.sınıf arazi konumundadır. Halkı yanıltmanın kimseye faydası yoktur. Bu bölgenin kadim üreticileri nerdeyse 50 senedir bu şehre katma değer sağlayan insanlardır. Bu insanların mağduriyetini bir şekilde çözmek gerekir.
“DURHASAN KÖYÜNE HEP CHP’LİLER GİDİYOR”
CHP’liler şunun cevabını vermelidir, o bölgeyi katleden İZAYDAŞ’ın kuruluşunda referanduma gidilmiş midir? Durhasan köyünde herhangi bir olayda referanduma gidildiği görülmemiştir. Bizim bu konuda duruşumuz ne sanayici iş adamlarını nede halkı mağdur etmeden bir çözüm üretilmelidir. Bu istihdamın iki katına çıkarılması söz konusudur bu istihdamı köy halkına anlatarak istihdam sağlamada onlara öncelik verileceğini söyleyerek gönüllerine girmelidir. Durhasan köyüne hep CHP’liler gidiyor. Belediye yetkilileri konuşmuyor, gidip halkla bir şeyler anlatmıyor. Buranın istihdama muhtaç olduğu nettir. Kandıra tarafında bir sürü tarım arazileri vardır. Buralarında en iyi tarım yöntemleriyle faydalanılmasını istiyoruz”
ÇÖZÜM AMAÇLI SİYASET
“Bizim muhalefet anlayışımız arkadaşlar siyaset üretmek üzerinedir, hizmete katkı sağlamak, kentimize katma değer sağlamak üzerinedir” diyen mutlu, “Eleştiri olsun iktidar zarar görsün diye siyaset anlayışına sahip değiliz. Çözüm amaçlı siyaseti kendimize şiyar edindik. Bir kesimi savunurken diğer kesimi mağdur edecek anlayışta olmayı kabullenemeyiz” diye konuştu.
“BÜYÜKŞEHİR YÖNETİMİ TEŞVİK ETTİ”
İzmit Durhasan Köyü’nde kurulamak istenen makineciler kooperatifi ile ilgili konuşan Mutlu, “Son dönemde Durhasan köyünde makineciler kooperatifi konusu ile ilgileniyoruz. 2010 yılında başlayan bu süreç KOBİ niteliğinde ki sanayicilerin İzmit şartlarının yeterli olmaması sebebiyle şehrin yönetimi yetkililerinden kendilerine yeni bir yer sağlanması için talepte bulunuyor. O dönemim belediye başkanı uygun yer arayışını için yetkililere talimat veriyor. Sanayici iş adamlarına yeri bulunca kolaylık sağlanacağını ifade ediyor. Bunun sonucunda Durhasan köyünde karar kılınıyor. Büyükşehir yönetimi teşviki ile vatandaşımızla görüşerek arazi satın alınmaları başlanıyor. Son aşamaya gelinmiş durumda olan projede çoğu yeri vatandaşımız aracı kişiler ile satıyorlar. Akabinde 2017 yılında buranın 1/5000’lik oranlamaları yapılıyor. Geçtiğimiz günlerde CHP’nin gündeme taşımasıyla son aşamaya taşınmış mesele referanduma götürülüyor. CHP’li belediye başkanı ve Meclis Üyeleri’nin konuyu gündemi taşımasıyla böyle bir durum ortaya çıkıyor” dedi
“BÖYLE BİR PLANLAMA OLAMAZ”
Yapılan referandumu doğru olmadığını savunan Mutlu açıkalamsıan şöyle deva metti; “Meseleye nasıl bakmamız gerekiyor. 94 üyesi olan bir kooperatif şehrin yöneticilerine biz buraya sığmıyoruz bize bir yer gösterin biz bu şehre katma değer sağlayalım, ek istihdam sağlayalım bize sahip çıkın diyor burada haklı olduklarını görüyoruz bir yet tespit ediliyor bunlara kolaylık sağlanıyor bu işi referanduma götürmek bu şehrin yöneticilerine kesinlikle yakışmamıştır. Böyle bir planlama olamaz son aşamada bunun yapılmaması gerekiyor diye düşünüyoruz. Planlanan proje bacasız sanayi dediğimiz çevreye zarar vermeyecek bir üretim şeklidir, bu şekli ile projenin tamamen karşısında olup iş üretmemek popülist siyaset yapmaktır.
“HALKI YANILTMANIN KİMSEYE FAYDASI YOKTUR“
AK Partililere söyleyeceğimiz bir işe başladığınızda, sonuna geldiğinde tutarsızlık göstermeyin. Son aşamaya geldiğinde referanduma gidip bu insanları halk ile karşı karşıya getirmek mantıklı değildir. CHP’lilere şunu söylüyorum burası 1.sınıf tarım arazisi diyorlar ama burası böyle değildir. Burası planlama da diğer tarım 2.sınıf arazi konumundadır. Halkı yanıltmanın kimseye faydası yoktur. Bu bölgenin kadim üreticileri nerdeyse 50 senedir bu şehre katma değer sağlayan insanlardır. Bu insanların mağduriyetini bir şekilde çözmek gerekir.
“DURHASAN KÖYÜNE HEP CHP’LİLER GİDİYOR”
CHP’liler şunun cevabını vermelidir, o bölgeyi katleden İZAYDAŞ’ın kuruluşunda referanduma gidilmiş midir? Durhasan köyünde herhangi bir olayda referanduma gidildiği görülmemiştir. Bizim bu konuda duruşumuz ne sanayici iş adamlarını nede halkı mağdur etmeden bir çözüm üretilmelidir. Bu istihdamın iki katına çıkarılması söz konusudur bu istihdamı köy halkına anlatarak istihdam sağlamada onlara öncelik verileceğini söyleyerek gönüllerine girmelidir. Durhasan köyüne hep CHP’liler gidiyor. Belediye yetkilileri konuşmuyor, gidip halkla bir şeyler anlatmıyor. Buranın istihdama muhtaç olduğu nettir. Kandıra tarafında bir sürü tarım arazileri vardır. Buralarında en iyi tarım yöntemleriyle faydalanılmasını istiyoruz”









