Geçtiğimiz gün gazeteci dostlarım Muhammer Karakaya ve Evren Kızıltaş ile birlikte Darıca Belediye Başkanı Muzaffer Bıyık’ın misafiri olduk.
Darıca’nın eşsiz manzarası eşliğinde Seyir Teras Restaurant’ta yaptığımız kahvaltıda, Başkan Bıyık’ın samimiyetine bir kez daha şahit oldum.
Her zamanki gibi esprili, sıcak ve içten tavırlarıyla hem bizlerle hem de orada bulunan vatandaşlarla gönülden sohbet etti.
Aslında Bıyık’ın başarısının sırrı da burada saklı. Halkın arasında, vatandaşın derdini birebir dinleyen, istekleri not eden ve çözüm için gece gündüz çalışan bir belediye başkanı portresi var karşımızda.
Bundan yıllar önce “Fırıncıdan belediye başkanı mı olur?” diyenlere, bugün Darıca halkı en güzel cevabı verdi. Çünkü Muzaffer Bıyık, esnaf olmanın getirdiği pratik zekâsını, hızlı karar alma yeteneğini ve halkın içinden gelen samimiyetini belediye başkanlığı makamına taşıdı.
Darıca, gelir kaynakları sınırlı, sanayicisi bir elin parmağını geçmeyen bir ilçe. Buna rağmen Darıca için büyük projelere imza attı, altyapıdan üstyapıya, kültürel hizmetlerden sosyal tesislere kadar onlarca yatırımı ilçeye kazandırdı. Kısıtlı bütçeye rağmen “Ben Darıca için çalışırım” diyerek gece gündüz demeden mesai yaptı.
Üstelik tüm bunları sadece makamında oturarak değil, vatandaşın arasında, onların yanında durarak yaptı. Bugün Darıca’da Muzaffer Bıyık’a rastlayan herkes yanına rahatlıkla gidip derdini anlatabiliyorsa, bu onun samimiyetinin ve güven veren duruşunun sonucudur.
Darıca halkının gözünde Muzaffer Bıyık sadece bir belediye başkanı değil; samimiyetiyle, çalışkanlığıyla, cesaretiyle güven veren bir dost, bir kardeş, bir abi.Siyasette genel kabul gören, “Belediye başkanları mühendis, mimar ya da avukat kökenli olur” anlayışını da adeta yıktı. Çünkü gönül belediyeciliği için asıl olan makam değil, halkın kalbinde yer bulabilmektir.
Son yerel seçimler AK Parti açısından sancılı geçti. Türkiye genelinde emekli, asgari ücretli ve geniş bir kesim ekonomik sıkıntılar nedeniyle sandığa gitmedi. Kocaeli’nin birçok ilçesinde oy kayıpları yaşandı, belediyeler kaybedildi.
Ancak Darıca’da tablo bambaşkaydı. Yaklaşık 40 bin seçmenin sandığa gitmediği Darıca’da,Muzaffer Bıyık rakiplerine 10 bin oy fark atarak bir kez daha seçimleri kazandı.
Hatta yıllardır CHP ve DEM Parti’nin kalesi olarak görülen bazı mahallelerde bile AK Parti birinci parti çıktı. Bu, Bıyık’ın halkta ne kadar karşılığı olduğunun en açık göstergesiydi.
Kısacası, “fırıncı başkan” dediler, Darıcalılar ise onu “halkın başkanı” yaptı. Muzaffer Bıyık, kısıtlı imkânlara rağmen çalışkanlığıyla, samimiyetiyle ve cesaretiyle Darıca’da gönüllerde taht kurmayı başardı.
Geçmişte yaptığım Ankara temaslarında Genel Merkez’de görüştüğüm bazı büyüklerimden şunu çok net duymuştum: “AK Parti, önümüzdeki dönemde hem milletvekili hem de belediye başkan adaylıklarında, halkta karşılığı olan ve partiye oy kazandıracak isimleri tercih edecek.”
Bu sözler aklımda iken, sohbetin sıcaklığında Muzaffer Bıyık’a dönüp, “Milletvekili adaylığını düşünür müsün?” diye sordum. Gülümseyerek, “Benim böyle bir düşüncem yok” dedi.
Ancak ardından da samimi bir şekilde ekledi: “Ama Cumhurbaşkanımız ve Genel Merkez böyle bir karar alırsa, elbette buna karşı gelmem mümkün değil.”
Siyasette yarını kimse bilemez. Nasibin ne getireceği belli olmaz. Ama ortada net bir gerçek var: Muzaffer Bıyık’ın hem Darıca’da hem de Kocaeli genelindeki seçmende ciddi bir karşılığı var.
Sözü fazla uzatmaya gerek yok. Ama bugün itibarıyla şunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim: Muzaffer Bıyık, Darıca için bir şanstır. Başkan Bıyık’ın nasibinde ne varsa, bizler de hep birlikte göreceğiz.





