Gebze’de Hakan Çil’i tanımayan neredeyse yoktur.
Ama mesele tanımak değil; anlamak ve kıymetini bilmektir.
Hakan Çil, memur bir ailenin evladı…
Henüz 11 yaşındayken, Türkiye’nin hafızasına kazınan büyük Erzincan depremi’ni yaşamış bir isim.
O depremde çöken 4 katlı binadan ailesiyle birlikte sağ kurtuldu.
Ancak ne yazık ki; komşularını, akrabalarını, sevdiklerini kaybetti.
Acıyı da,yokluğu da çok küçük yaşta öğrendi.
Deprem sonrası ailesiyle birlikte Gebze’ye göç etti.
Yeni bir şehir,yeni bir hayat..
Hayata sıfırdan tutundu.
Pes etmedi,yılmadı.
Genç yaşta büyük risk alarak ticarete atıldı.
Kurucusu olduğu Erce Özel Güvenlik firması ile kısa sürede iş dünyasında adından söz ettirdi.
Ama onu farklı kılan sadece ticari başarısı olmadı; sosyal sorumluluk bilinci oldu.
Dört ilçeyi kapsayan (GEDİAÇ) Gebze Erzincanlılar Derneği başkanlığını iki dönem yaptı.
Bu süre zarfında sadece tabelası olan bir dernek değil,sahada olan, dokunan, üreten bir yapı inşa etti.
Çok sayıda sosyal proje ve etkinliğe imza attı.
Ve en önemlisi; “iki dönem yeter” diyerek koltuğu kendi isteğiyle bir başka hemşehrisine devretti.
İşte bu,herkesin yapabileceği bir şey değildir.
Sosyal sorumluluk çizgisi bununla da sınırlı kalmadı.
“Bir Tebessüm Bir Hayat” Derneği’ni kurarak kimsesizlere,ihtiyaç sahiplerine umut oldu.
Sessizce,gösterişten uzak..
İyiliği vitrine değil,vicdana koydu.
Özellikle,Gebzespor söz konusu olduğunda Hakan Çil hiç bir zaman kenarda durmadı.
Resmî bir görevi olmamasına rağmen her dönem kulübe ciddi maddi destekler sundu..
Yıllarca neredeyse hiç ücret almadan,kendi şirketi üzerinden Gebzespor'a özel güvenlik hizmeti sağladı.
Bu sezon başında ise 1 milyon lira bağış yaparak gerçek bir Gebzespor sevdalısı olduğunu bir kez daha gösterdi.
Kısa süre önce, Gebze Belediye Başkanı Zinnur Büyükgöz’ün ricası üzerine Gebze Belediyespor Kulübü Başkanlığı görevini üstlendi.
Yani sorumluluktan kaçmadı,yine taşın altına elini değil,gövdesini koydu..
Hakan Çil;
Karakterlidir..
Dürüsttür..
Sözünün arkasında durur..
Kapısından kimseyi boş çevirdiğini görmedim.
Çalışanlarına maddi anlamda yaptığı özel jestlere defalarca şahit oldum.
Bugüne kadar tek bir personelini dahi mağdur etmedi; emeğin ve alın terinin karşılığını verme konusunda her zaman hassas davrandı.
Kısacası;
Hakan Çil adam gibi adamdır...
Şimdi gelelim siyasete..
Bugün insanlar siyasetten yorulmuş durumda.
Tutulmayan vaatlerden,yüzüne bakıldığında samimiyet hissi vermeyenlerden bıkkın.
Ve açıkça söylemek gerekir ki;
Türkiye’nin,Gebze’nin,siyasetin de Hakan Çil gibi isimlere çok ama çok ihtiyacı var.
İletişimi güçlü, iyi niyetli, verdiği sözü tutan, toplumun her kesimiyle güçlü bağ kurabilen insanlar siyasetin yükünü hafifletir.
Bu özelliklerin tamamı,Hakan Çil’in karakterinde fazlasıyla mevcut..
Peki neden Hakan Çil bir milletvekili ya da belediye başkanı olmasın?
Siyasi partiler; torpilli,masa başında belirlenen isimler yerine sahada karşılığı olan, halkta güven uyandıran,emeği ve duruşuyla öne çıkan Hakan Çil gibi değerleri görmelidir..





