Gebze, Türkiye’nin en önemli üretim merkezlerinden biri… Binlerce fabrikanın, yüz binlerce çalışanın ve milyarlarca dolarlık ihracatın yapıldığı bir kent.
Peki bu kadar güçlü bir sanayi kentinde faaliyet gösteren onlarca Sanayici ve İş İnsanları Derneği (SİAD) ne yapıyor?
Bu sorunun cevabını bilen var mı?
Neredeyse her ay yeni bir SİAD kuruluyor. Yeni bir başkan, yeni bir yönetim, yeni kartvizitler, yeni protokol ziyaretleri…
Sonra?
Bol bol kahvaltılar…
Yönetim toplantı yemekleri..
Hatıra fotoğrafları…
Birbirlerine plaketler…
Ve sosyal medyada paylaşılan “verimli toplantılar…”
Peki Gebze’nin hangi sorununa çözüm ürettiniz?
Hangi yatırımın önünü açtınız?
Hangi gencin istihdamına katkı sundunuz?
Hangi meslek lisesine destek verdiniz?
Hangi kamu kurumunun kapısını çalıp sanayicinin sorunlarını çözdünüz?
Ortada elle tutulur, hafızalarda yer edecek kaç proje var?
Maalesef bu sorulara tatmin edici bir cevap bulamıyoruz...
Sivil toplum kuruluşları; unvan dağıtan makamlar, protokolde yer edinme araçları ya da kişisel itibar devşirme platformları değildir.
Asıl görevleri, üyelerinin sesi olmak, kentin ekonomisine yön vermek, yatırım ortamını güçlendirmek ve çözüm üretmektir.
Gebze’nin bugün ihtiyacı olan şey yeni tabelalar değil; üreten, çalışan, proje geliştiren ve sonuç alan güçlü sivil toplum kuruluşlarıdır.
Elbette istisnalar vardır. Gerçekten emek veren, üyeleri için mücadele eden dernekler de bulunuyor.
Ancak kamuoyunda oluşan algı, bazı SİAD’ların yalnızca belirli çevrelerin bir araya geldiği sosyal platformlara dönüştüğü yönünde.
Artık şu soruyu yüksek sesle sormanın zamanı geldi:
Gebze’nin iş dünyasına değer katmayan, sadece isimden ibaret kalan onlarca SİAD’a gerçekten ihtiyaç var mı?
Sanayi kenti Gebze’nin vitrini, bol fotoğraflı toplantılar değil; üreten projeler olmalıdır.
Çünkü bu şehir, protokol peşinde koşanları değil, taş üstüne taş koyanları hatırlar.





