Çayırova Belediye Başkanı Bünyamin Çiftçi, hemen her konuşmasında “şeffaf belediyecilik” vurgusu yapıyor.
Şeffaflık…
Hesap verebilirlik…
Adalet…
Eşitlik…
Elbette bunlar belediyeciliğin vazgeçilmez ilkeleridir.
Ancak şeffaflık, sadece kürsülerden dile getirilen güzel cümlelerle sağlanmaz.
Bu yazıyı masa başında yazmadım.
Belediyeye ait yeşil alanın kiralanması ve burada yürütülen faaliyetlerle ilgili gazetemize belediyeye yakın çevrelerden çeşitli ihbar ve bilgiler ulaştı.
İddialar dikkat çekiciydi.
Ben de duyduklarımla yetinmedim.
Araştırdım.
Bölgemizdeki belediyelerin ilgili birimlerindeki yetkililerle görüştüm.
Yeşil alanlarda hangi faaliyetlere ruhsat verilebildiğini sordum.
Edindiğim bilgilere göre gerekli şartların oluşması halinde bu tür alanlarda canlı çiçek satışı faaliyetine ruhsat verilebiliyor.
Ancak aynı yerde kafe işletmeciliği yapılacaksa bunun ayrıca değerlendirilmesi ve ilgili mevzuata uygun şekilde ruhsatlandırılması gerektiği ifade edildi.
Ardından Çayırova Belediyesi’ndeki yetkili isimlerle görüştüm.
Edindiğim bilgiye göre söz konusu işletmeye canlı çiçek satışı faaliyeti kapsamında ruhsat verilmiş.
Daha dikkat çekici olan ise belediye yetkililerinin, işletmede fiilen kafe olarak hizmet verildiğinden haberdar olmadıklarını ifade etmeleriydi.
Bunun üzerine işletmeye gittim.
Yerinde inceledim.
Oturup üç bardak çay içtim..
İşletmeyi belediyeden kiraladığını söyleyen Ömer Akbaş yanıma geldi. Kendisine bu yeri nasıl ve hangi şartlarla kiraladığını sordum. Ancak detay vermeden yanımdan uzaklaştı.
Daha sonra Ömer bey yanımdan ayrıldıktan sonra işletmeyi detaylı gözlemledim.
Karşılaştığım tablo çok açıktı.
Burası sadece canlı çiçek satışı yapılan bir iş yeri değildi.
Vatandaşların oturduğu, çay ve kahve içtiği, masa ve sandalyelerin bulunduğu, kafe düzeninde hizmet verilen bir işletmeydi.
İşletmede bulunduğum sırada canlı çiçek satışı bölümünde Çayırova Belediye Başkan Yardımcısı Sadettin Arıkboğa’nın eşiyle de karşılaştım.
Kendisine, “Hayırlı olsun, güzel bir işletme açmışsınız.” dediğimde,
“Ben işletmenin sahibi değilim, burada çalışıyorum.” cevabını verdi.
Bunun altını özellikle çiziyorum.
Bir belediye başkan yardımcısının eşinin özel bir işletmede çalışması elbette suç değildir.
Ancak belediyeye ait bir taşınmaz üzerinde faaliyet gösteren bir işletmede böyle bir durumun bulunması, kamuoyunda oluşan soru işaretlerinin şeffaf şekilde giderilmesini zorunlu kılar.
Edindiğim bilgilere göre bu arsayı belediyeden kiralayan Ömer Akbaş,Belediye Başkanı Bünyamin Çiftçi’nin AK Parti Çayırova İlçe Başkanı olduğu dönemde ilçe yönetiminde birlikte görev yaptığı isimlerden biri.
Yine kamuoyunda dile getirilen bilgilere göre Belediye Başkan Yardımcısı Sadettin Arıkboğa’nın da Ömer Akbaş’ın yönetici olduğu aynı sitede ikamet ettiği ifade ediliyor.
Çayırova Belediyesi’nde ruhsat işlemlerinden sorumlu başkan yardımcısının da Sadettin Arıkboğa olduğu belirtiliyor.
Ayrıca belediyeye ait bu taşınmazın kiralama sürecinde görev alan belediye encümeni üyeleri arasında Sadettin Arıkboğa’nın adı öne çıkıyor.
Eğer bu doğru değilse, belediye kiralama sürecini, başvuruları, kira bedelinin nasıl belirlendiğini ve başka talep olup olmadığını kamuoyuna açıklamalıdır.
Ancak bu konuyla ilgili süreçte Sadettin Arıkboğa’nın adının bu kadar çok konuşuluyor olması, kamuoyunda doğal olarak çeşitli soru işaretleri doğuruyor.
İşte tam da bu nedenle belediyenin süreci en ince ayrıntısına kadar açıklaması gerekiyor.
Bugün cevap bekleyen soru ise son derece nettir.
Eğer belediye bu işletmeye yalnızca canlı çiçek satışı için ruhsat verdiyse…
Yaklaşık üç aydır sürdürülen kafe faaliyeti hangi ruhsat kapsamında yürütülüyor?
Bu işletme, ruhsat verilmeden önce ve ruhsat verildikten sonra zabıta ekipleri tarafından denetlendi mi?
Denetlendiyse, hangi tespitler yapıldı ve hangi işlemler uygulandı?
Çayırova Belediyesi konu kendine yakın vatandaş olmadığında kuralları tavizsiz uyguluyor.
Ruhsat eksikse işlem yapılıyor.
Vatandaş kendi bahçesinde semaver yaksa işlem yapılıyor.
Mangal yapsa işlem yapılıyor.
Peki aynı hassasiyet belediyenin kendi kiraya verdiği işletme için de gösterilecek mi?
Yoksa kurallar vatandaşa başka, belediyenin kiraya verdiği işletmeye başka mı uygulanacak?
Bugün Çayırovalılar kimseyi peşinen suçlamıyor.
Kimseyi mahkûm da etmiyor.
İstedikleri tek şey şeffaflık.
Verilen ruhsatın kapsamının açıklanması…Kiralama sürecinin tüm ayrıntılarıyla kamuoyuna anlatılması…
Denetimlerin yapılıp yapılmadığının ortaya konulması…
Ve kamuoyunda konuşulan tüm iddiaların resmi bilgi ve belgelerle açıklığa kavuşturulması…
Çünkü mesele artık bir çiçekçi ya da bir kafe meselesi değildir.
Mesele, belediyeye ait bir taşınmazın kamu yararı doğrultusunda yönetilip yönetilmediği meselesidir.
Sayın Başkan…
Şeffaf belediyecilik, sadece “Biz şeffafız.” demekle olmaz..
Şeffaf belediyecilik; sorular sorulduğunda susmamak, belgeleri ortaya koymak ve kamuoyunun merak ettiği her konuyu tereddüde yer bırakmayacak şekilde açıklayabilmektir.
Çayırova’nın beklediği tam da budur.
Söz değil…
Şeffaflığın gereği olan açıklama ve belgeler.
Konuyla alakalı belediye yetkililerden yada bahsi geçen işletme yetkililerinden tarafıma yapılacak açıklama olursa sizlerle paylaşacağım..
Kalın sağlıcakla..




